Gayrimenkul yatırımı denildiğinde akla ilk gelen soru şudur:
“En çok kazandıran model hangisi?”
Ancak bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü kazanç; yatırımcının sermayesine, risk iştahına, zaman planına ve piyasa koşullarına göre değişir. Gayrimenkulde en yaygın üç yatırım modeli vardır: al-sat, kira getirisi ve proje yatırımı. Her model farklı avantaj ve riskler barındırır.
Al-sat yatırımında amaç; piyasa değerinin altında alınan bir gayrimenkulü, doğru zamanda daha yüksek fiyata satmaktır.
Bu model, piyasayı iyi okuyan ve fırsat yakalayabilen yatırımcılar için idealdir.
Kira odaklı yatırım, uzun vadeli
düşünen yatırımcıların tercih ettiği modeldir. Amaç; düzenli nakit akışı
sağlamak ve zaman içinde değer artışından da faydalanmaktır.
Bu model, düşük riskle istikrarlı
gelir hedefleyen yatırımcılar için en güvenli seçeneklerden biridir.
İnşaat aşamasındaki projelere
yatırım yapmak, doğru projede en yüksek kazancı sağlayabilen modellerden
biridir. Çünkü proje tamamlandığında fiyatlar genellikle önemli ölçüde
yükselir.
Bu model, risk alabilen ve orta-uzun
vadeli düşünen yatırımcılar için uygundur.
Aslında en kârlı model; yatırımcının
hedeflerine en uygun olandır.
Profesyonel yatırımcılar ise
genellikle bu üç modeli birlikte kullanır.
Bir gayrimenkulden kira geliri elde ederken, başka bir projeden değer artışı
yakalar ve fırsat bulduğunda al-sat yapar.
Modelden bağımsız olarak kazancı
belirleyen en önemli faktörler şunlardır:
Aynı yatırım modeli, yanlış gayrimenkulde zarar; doğru gayrimenkulde büyük kazanç yaratabilir.
Gayrimenkulde tek bir “en kârlı”
model yoktur.
Doğru yatırım; piyasa verileri, lokasyon analizi ve profesyonel yönlendirme ile
yapılan yatırımdır.
Bu yüzden önemli olan şu sorunun
cevabıdır:
“Hangi model bana uygun?”